"Güzel müziği ayırt edemeyen insana, eşek kulağı yakışır" Apollon

6 Ekim 2010 Çarşamba

Matam Prensi

Doğu Avrupa ve İspanya sahillerinden gelen öldürücü mikroplar yüzünden uzun süredir gol yollarında iltihap bulunan Fenerbahçe Fransa'nın lider ilaç firmasının, Senegal'in Matam kasabasında bulunan özel Niang bitkisinden yaptığı antibiotik ilacı ile sağlığına kavuşmayı başardı. Matam Senegal'in Senegal nehirinin kıyısında bulunan, pek çok kum fırtınalarına marus kalan 200,000 kişilik küçük bir kasaba. Matam kasabasının sokaklarından İstanbul'un en büyük stadlarında top koşturan Mamadou Niang Fenerbahçe'nin adeta ilacı olmuş durumda. Galatasary gibi Fenerbahçe'nin de uzun süredir forvet sıkıntısı çektiği bir gerçek. Herşeye rağmen Fenerbahçe'ye gelen yabancı teknik direktörlerin ne olursa olsun Semih'i tercih etmemelerinin nedenini sadece yabancı hayranlığına bırakmamak gerektiğini düşünüyorum.Bu kadar beceriksiz ve kötü formda santraforlar varken yinede hiç bir teknik adamın Semih'i tercih etmemesinin nedeni aynı zamanda oyuncunun antrenmanlardaki performansı ve hocalara verdiği güven olabilir.

Gündeme bakarsak genelde seyirciye yönelik bir oyun sergilediği için Quaresma ligimizde en çok bahsedilen futbolcu diyebiliriz. Fakat rakamlara bakarsak aslında Niang'ın takımına Q7den daha fazla katkıda bulunduğu gerçeğinide görmüş oluruz. Niang oynadığı 7 maçda (6sı ilk onbir olmak üzere) tam 7 gol atıp şu anda gol kralığında bulunmakta, Q7 ise oynadığı 14 resmi maçta 4 gol atmış bulunuyor. Mamadou aynı zamanda kariyerinin en uzun dönemini Fransa'da geçirirmekle beraber, önceleri sağ kanatta görev alıp sonradan santrafor mevkisine geçen bir futbolcu. Bu kadar kısa dönemde gollerini atmaya başlaması alışma döneminin doğru bir kafa yapısıyla ne kadar az olabileceğininde bir göstergesidir.  Alex bir takımda varken 90 yaşındaki dedem bile sokağın köşesindeki bakkala gidermiş gibi yapıp bir Ümit Karan Süpermen uçuş kafasıyla gol atabilir diye düşünüyorum. Fenerbahçe'liler uzun süre peşinden koşulup gelmiyen Asamoah Gyan'ın Sunderland'deki gol kaçırma şovlarını gördükten sonra uzun bir "Oh" çekebilirler.

Son iki senedir İngiltere ve diğer önde gelen Avrupa liglerinde uygulamaya konulan kontratlı futbolcu sınırlamasından sonra ligimizde daha önce görmediğimiz fazlalıkta Avrupa'dan futolcular görmeye başladık. Geçtiğimiz iki senede Giovanni Dos Santos, Lucas Neil, Harry Kewell, Daniel Guiza, Quaresma, Yobo, Misimovic, Stoch, Dia, Guti ve Niang gibi futbolcuların hepsi Avrupa'nın önde gelen kulüplerinden geldiler. Eskiden en fazla ikinci sınıf Doğu Avrupalı futbolcuları getirebilirken artık Avrupa gol kralları ve kupalar kaldırmış futbolcular gelmekte liglerimize. Bir de liglerinde ilk on birde oyniyan ve aktif olan futbolcuların transferlerini arttırabilirsek kalitemizi ikiye katlarız  Çoğu konuda olduğu gibi bir adım geri atıp ülkemizdeki futbolun geldiği konuma bakarsak ne kadar ilerlediğimizi görebiliriz.

1 yorum:

AKRO dedi ki...

Merhaba,
Niangin quaresmadan daha yararlı olduğu yorumunuza katılmıyorum.

Niang attıgı gollerin 3 tanesini kasımpaşaya, 2 tanesini manisaspora atmıştır. paok maçlarında toplam 3 devre oynamasına ragmen golu yoktur ve avrupadan elenmesini engelleyememiştir takımının.
Quaresma ise avrupada 3 gol attı ve takımının hala avrupa kupalarında mucadele etmesini sagliyor.
Bir Galatasaray'lı olarak bunu en objektif ben gorebilirim sanırım.

AKRO