"Güzel müziği ayırt edemeyen insana, eşek kulağı yakışır" Apollon

2 Kasım 2010 Salı

KİMİN "ALT YAPISI" DAHA EKSİK !?


“Türk Futbolunun en önemli sıkıntılarından biri, futbolcularımızın pozisyon almasını bilmemeleridir” cinsnden bir çok yorum dinlemekteyiz. Futbol yorumcuları televizyonlarda muhtelif pozisyonları ekranda dondurarak, futbolcuları kırmızı dairelerin içine alıp, vektörler çizip bu iddialarını ispata çalışıyorlar. Aklın yolu bir, allah için çoğunda da haklı oldukları ortaya çıkıyor. Bazı teknik direktörler de, aynı konuda yakınarak, bu durumu Türk futbolcularının alt yapılarının eksikliğine bağlıyorlar ve “Avrupa’da oyuncular, daha 15-16 yaşlarında iken alt yapılarda eğitiliyorlar ve gerek futbolun, gerekse oynayacakları mevkiin olmazsa olmaz temel prensiplerini öğrenmiş olarak teknik direktörün eline hazır durumda geliyorlar. Oysa biz, süper ligimizde bir takımı çalıştırmaya başladığımızda, 20 yaşını geçmiş futbolcuları, alfabenin başından başlayarak eğitmek zorunda kalıyoruz. Halbuki bu seviyeye gelmiş futbolcuların, artık futbolun temel ilkelerini ve hangi durumda nasıl pozisyon alması gerektiğini biliyor olması lazım. Bu konularda bu saatten sonra verilen eğitim ve yaptırılan çalışmalar ise, hem vakit kaybı, hem de ancak bir dereceye kadar başarılı olabiliyor. Bu durum, büyük takımlarımızda dahi böyle. Oysa bir süper lig teknik direktörünün görevi, bu işlerle uğraşmak olmamalıdır ; onun asıl görevi, bu aşamaları geçmiş oyuncuları taktik olarak maçlara hazırlamaktır” gibi, haklı yakınmalarda bulunuyorlar. Tecrübeli Milli Takım oyuncularımız da sık sık bu eleştirilerden paylarını aldıklarına göre, bu bahiste söylenebilecek farklı bir söz yok.

Ama benim dikkatimi çeken başka bir sıkıntı var. O da, televizyon kanallarında süper lig maçlarının pozisyonları irdelenirken, pozisyon hataları bağlamında kırmızı dairelerin içine alınan futbolcuların arasında çok sayıda yabancı var. Hatta bir çoğunda da yabancı futbolcu sayısı, yerli futbolcularımızın sayısından daha fazla. Zaten aşağı yukarı bütün süper lig takımlarımızın sahadaki 11 oyuncusunun 6 tanesi yabancı futbolcu. Bunlara, yurt dışında doğmuş ve yetişmiş çifte vatandaş futbolcular ile, ülkemizde futbol oynarken Türk vatandaşlığını kazanmış olanları da katarsak, “yabancı futbolcu” oranının çok daha fazla olduğu ortaya çıkmaktadır.

Çok sayıda örnek vermek mümkün ama, benim en çok “kara mizah” olarak nitelendirdiğim örnek, bir kaç yıl önce, kaleci Volkan, yedek Semih ve belki bazı maçlarda en fazla bir iki ilave istisna dışında, ilk 11’i tam yabancı ve futbol eğitimlerini başka ülkelerde almış, hatta çoğu türkçeyi dahi zor konuşan çifte vatandaşlardan oluşan, başlarında da yabancı bir teknik direktör bulanan Fenerbahçe üzerinden, “Türk futbolunun ve Türk futbolcularının” eksikliklerinin ve sıkıntılarının irdelenmeye çalışılması idi. Bu gün de “genel”de durum farklı değil, tersine, 6 + 2 + 2 yabancı futbolcu kontenjanı ile fotoğraf daha da “zenginleşmiş” durumda !

Şimdi benim sorum şu : Zaten ülke olarak elimizde yeteri kadar alt yapı eğitimi almamış % 100 yerli malı zengin bir futbolcu kaynağımız mevcutken, kulüplerimiz hangi akla hizmetle, futbol yorumcularımız tarafından her hafta –haklı olarak- kırmızı daireler içine alınan, “futbolculuk ehliyetini” yurt dışında almış yabancı ve çifte vatandaş çok sayıda futbolcuyu transfer ediyorlar ki !?

Hani bu futbolculardan kulüplerimiz “yetiştirme parası” filan alsa, ya da “bedavadan” oynatıyorlar olsa, bunun zekice bir strateji olduğunu düşüneceğim ama, tersine bunlara bir de dünya kadar para ödüyorlar.

Acaba bu, “Türk futbolcusuna sallayıp duruyorsunuz, aha alın işte size her çeşitinden yabancı futbolcu, bizimkilerden ne fazlası varmış ki, gözlerinizle görüp anlayın da yerli malımızın kıymetini bilin !” cinsinden bir uygulama mı, yoksa ülkemizde alt yapı eksiği olan yeteri kadar yerli futbolcu mu bulunamıyor ; ya da asıl sorun, bu tür oyuncuları transfer edenlerin bizatihi kendi alt yapılarındaki eksiklikten mi kaynaklanıyor !?

Kim bilir, "endüstriyel futbol" pazarında büyük paralar dönmekte olduğuna göre, belki de cevap "hiç biri"dir.

1 yorum:

çiğdem dedi ki...

Sevgili Midas senin de dediğin gibi eğitim şart. Yabancı futbolculara çuvalla para ödemek yerine alt yapıya yatırım yapılsa,eğitilseler A takıma hazır gelse futbolcular daha iyi olmaz mı? Elbette çok değerli yabancı futbolcularda var ama nedense değerini yitiren soluğu burda alıyor... Turistik seyahat gibi görüyorlar herhalde. Benim düşüncem yukarıda da söylediğim gibi alt yapının önemi. Futbolumuzun geleceği açısından da önemli buluyorum. Her zamanki gibi yazınız çok güzeldi. Tsk.