"Güzel müziği ayırt edemeyen insana, eşek kulağı yakışır" Apollon

12 Kasım 2010 Cuma

Kupaların Gizli Kahramanları

Yüzbaşı Miller son bir hamle ile önünde duran tanka tabancası ile ateş edip sonunu beklerken, birden bire her bir yanından onu kurtarmak üzere gelen uçaklar ve askerler gözükür. Hollywood’un unutulmaz savaş filmlerinden Er Ryan’ı Kurtarma’nın unutulmaz son sahnesinde destek güçlerin ne kadar önemli olduğunu görürüz. Tarih boyunca önemli savaşların hepsi verimli destek (yedek,alternatif) ekipler sayesinde kazanılmıştır.

“Yetenek Maç kazandırır, takım ruhu şampiyonluk getirir” sözü spor dünyasının efsane ismi Michael Jordan tarafından söylenmiştir ve her takım sporu için geçerlidir. Günümüz futbolunda iyi bir ilk on bir başarı için ne kadar önemli ise, iyi bir alternatif kadro ve yedeklere sahip olmak şampiyon olmanın vazgeçilmezlerinden biridir.

Dünya kupalarında bir çok milli takım iyi as oyunculara sahip olmalarına rağmen, turnuvanın ilerleyen maçlarında alternatif yedeklere sahip olmadıkları için elenmişlerdir. 1974 Dünya Kupası Finallerinde Cruyff ve Johan Neeskens’e alternatif bulamayan Hollanda, bu oyuncuların düşük performansları nedeniyle Batı Almanya’ya final maçında elenmiştir. Aynı şekilde 1982 Dünya Kupasında Michel Platini ve Jean Tigana’lı Fransa, ve Socrates ve Zico’lu Brazilya turnuvaya erken veda etmişlerdir. Elbette bu takımların elenmelerinin tek nedeni verimsiz alternatif kadroları değildir, fakat en büyük nedenler arasındadır. En son oynanan 2010 Dünya Kupasına baktığımızda İspanya Milli Takımı’nın Fabregas, Silva, Llorente ve Marchena gibi en az as oyuncuları kadar verimli olabilecek alternatif oyunculara sahip olduğunu görebiliriz. 

Günümüzde üç oyuncu değiştirme kuralına gelene kadar Fifa’nın yedek oyuncular uygulamaları bir çok revizyondan geçmiştir. Ulusal futbol tarihinin en önemli değişikliklerinin yer aldığı Meksika’da düzenlenen 1970 Dünya Kupasında, hakemler tarafından kullanılan sarı ve kırmızı kartlar, üç oyuncu değiştirme hakkı ve futbol toplarına siyah benekler konulması ilk defa uygulanmıştır. Bir önceki Dünya Kupasın da ortak dil bilmedikleri için futbolcuların hakem ile diyalog kurmakta zorluk çektiklerinden, Fifa trafik ışıklarından esinlenerek sarı ve kırmızı kart uygulamasına geçmiştir. Aynı turnuvanın ilerleyen maçlarında, oyun esnasında oyuncu değişikliğine izin verilmediği için oynanan futbolda bir düşüş yaşandığı gözlenmiş ve üç oyuncu değişikliğine izin verilmişti. Son olarak Meksika hava şartları nedeniyle teknik kapasitesi yüksek olan futbolcuların topa fazla falso verebilme olanaklarından, defans oyuncularının topun gideceği yönü önceden görebilmeleri için topa siyah benekler konulmuş olup, günümüze kadar da futbol toplarının bu şekilde yapılmasına devam edilmiştir.

Ligimizde yedek oyuncuların önemini son 10 senede üç büyüklerin performanslarından görebiliriz. Geçen sezon Fenerbahçe’nin Lugano-Bilica ikilisinden birinin sakatlandığı ya da Alex’in takımda olmadığı maçlarda ciddi puan kayıpları yaşamıştır. Aynı şekilde Galatasaray’ın Milan Baros sakatlandıktan sonra alternatif bir santrafor, Arda sakatlandığında sorumluluk alacak alternatif bir on numara bulamamasını, Beşiktaş’ın Ernst ve İbrahim Üzülmez’in yokluklarında takım direncinin eksildiğini gözlemliyebiliriz. Sezon başında transferler yapılırken as oyuncular kadar alternatiflerini aramak uzun vadeli planlamanın en önemli unsurlarından biri olduğu ortada. Fakat yönetimler özellikle yabancı transferlerinde forma satışlarını ve günü kurtarmayı düşündükleri için alternatif oyuncular Anadolu kulüplerinde parlayan yıldızlar ya da gelicek vaadeden genç futbolcular oluyor. Üç büyüklerin yaptığı genç yerli transferlerin verimsizliğinin en büyük nedenlerinden biri, bu oyuncuların Baros, Alex, Ernst gibi yıldızların alternatifleri olmalarının beklentisidir. Zamanı geldiğinde Özer’in bir Alex, Mehmet Batdal’ın bir Baros olmalarını bekiyoruz ve bu genç futbolculardan istenilen verimi alamayınca da yerden yere vuruyoruz.

Üç büyüklerimize gelen teknik direktörlerin mevcut kadrolara göre sistem yaratmaları gerektiğini, her gönderilen teknik direktörden sonra daha fazla anlıyoruz. Günümüzün en önemli teknik adamı olan Mourinho’nun, oyuncularla olan iletişimi dışında, oyun sistemini hem rakibe göre, hem de mevcut kadrosuna göre kurduğu için başarılı olduğunu görebiliriz. Kazanılan kupaların gizli kahramanları olan yedek oyunculara yönetimler gereken ilgiyi gösterdikleri taktirde takımlarımız Avrupa'da sürekli başarıları yakalayacaklardır. Unutulmasın ki yıldız oyuncular maçları, iyi yedekler ise kupaları kazandırır.

1 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Gayet güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık.